28 Temmuz 2016 Perşembe

Bilirim


Ben,seni her dakika görmek isteyen gözlerimi bilirim.

Sen başkalarına kahkahalar atarken fısıltına bile muhtaç kulaklarımı bilirim.

Fütursuzca süründüğün parfümünü koklamak için yanıp tutuşan burnumu,

bir gün yanına gelmek için atacağı adımları bekleyen ayaklarımı bilirim.

Sana dokunabilme ihtimali olan ellerim var,bilirim.

Merak etmeyin,imkansızlığı hoyratça vurur yüzüme.

Lakin ihtimaller kör etmiş ellerimi,bilirim.

Çok istemenin yeteceğine inanır ellerim,bilirim.

 

Hele sigara içerken gördüysem seni…

Sigarayı yakıp dudaklarına götürdüğünde;derin bir ‘AH’ çeken,ciğerlerinin yerinde olmak isteyen

ciğerlerim var,bilirim.

Kimseler duymaz sesini,kimseler bilmez ama ben bilirim.

 

Sana ‘’SENİ SEVİYORUM’’ diyebilmek için

Şafak sayan,seheri bekleyen dudaklarım var.

Bilirim.

 

Yanaklarım…

Bir sabah sakallarının onlara değip uyanacağımın düşünü kuran yanaklarım…

Rica ederim gülmeyin benim yanaklarım onlar,bilirim.

 

Ben,senin adın geçince bile yaprak gibi titreyen kalbimi bilirim.

Ben,duygular içimi kavururken sana ‘aşığım’ diyemediği için ağlayan dilimi bilirim.

Ben,sayende istemenin ALLAH’ını bilirim.

Ve ben,seni benimle buluşturan kader için Rabbime şükürlerimi bilirim.

 

''Ey sevgili!!!

Dilim anca bu kadar döner,ben bilirim.Sen bilmezsin ki ben daha neler neler bilirim.''

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Sevinç gibi...


           
Bir kitap var.Adını muhakkak duymuşsunuzdur.‘’Elif Gibi Sevmek’’.Yanlış hatırlamıyorsam yazarı Hikmet Anıl Öztekin.Kitaptan pek çok alıntıya denk geldim lakin ne yalan söyleyeyim ne kitabı okudum ne de merak edip konusuna baktım.

Evet,haklısınız.Şimdi size ne bundan?

Kitabın isminden esinlenerek hem kendimi bir nebze anlatmak hem de bir başlangıç konuşması yapmak amacıyla bu yazıyı kaleme alıyorum. ‘’SEVİNÇ GİBİ SEVMEK’’-yazardan çok özür diliyorum-

Sevinç gibi sevmek…Evet seviyorum ama nasıl?

Gözümü kapatıp uçurumdan atla dese düşünmeden atlayacak kadar…

Okyanusun ortasında yan dese ‘Küllerimi ne tarafa savurayım?’ diye soracak kadar…

Demirden bile yapılmış olsam eriyip,içine akıp ondan bir parça olmak isteyecek kadar…

Her duamın sonunda O’nu benimle karşılaştıran Rabb’ime şükredecek kadar…

Fotoğraflarına bakmaya kıyamayacak,gözlerinin değdiği her yeri kıskanacak,nefessiz kaldım dese nefesi olacak kadar…

Kelimelerim yetmiyor,anlatamıyorum.Yine de anlayabiliyor musunuz?O anlayamadı.Hep diller mi konuşur anlaşılmak için,anlatmak için?Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım yine anlamadı.O hiç anlamadı.Anlamasa da,anlamayacak olsa da hala sevmeye devam edecek kadar…

Gökyüzünün rengini sorsa söyleyemeyecek kadar…

Sevinç kadar işte,Sevinç gibi seviyorum.Koşulsuz,şartsız,katıksız…O’nla beraber ‘sevmek’ i sevecek kadar çok sevdim.İstese aralığın sonunda tüm çiçekleri ayağına getirecek,sıcaklasan temmuz ortasında kar yağdıracak kadar…

Bunun adı AŞK mı,bilmiyorum.Bana tüm bunları yazdıran,onu gördüğüm her günü ömrümün baharı yapan,bırak görmeyi adını bile duyunca kalbimin ritmini bozan şeyin adı eğer aşk ise tamam kabul ediyorum.Seni sevmenin dışında sana aşığım bir de.

O’nu,onsuz sevmenin güzelliğini fark edecek kadar da uzun sevdim.Hatalarıyla,oluruyla olmazıyla başımın üzerinde taşımak isteyecek kadar…Benim de var hatalarım,yanlışlarım,olmazlarım. ‘’O’nunla bir olursak,biz olursak buluruz bir çıkar yol,ders alırız hatalarımızdan,belki bir gün gerçek Hakk’a olan aşka kavuşuruz.‘’ diyebilecek kadar…

Gerçekten O’nu ne ara bu kadar sevdim?Zaman kavramını yitirecek,zamanı durduracak kadar…

Tüm yanlışlarını görüp ‘’İlla vardır bir nedeni ya da belki ben yanlış anlamışımdır ‘’ diye seni savunacak kadar da aptalım.

Kendimi aptal edecek kadar…

Kelimelerimin,kalemimin,dilimin kifayetsiz kalacağı kadar…

Başta bahsettiğim yazarın güzel bir sözünü okumuştum. ‘’Sevmek belki bir gün okur diye şair olmaktır deyip kimseye anlatamadıklarımızı kağıtlara dökmeye başladık.‘’ demiş yazar.Fazlasıyla,eksiğiyle bu cümle belki de bana bunları yazdıran.Şair demek fazla,O’nu sadece sevdiğimi söylemek eksik…

Şimdi ben bu yazının sonuna bir cümle kondurucağım.Belki O okur diye…Sadece iki kelime okuyacağını bile bile…İki kelime arasındaki bir nefeslik boşluğu bin edip içimden geçen her şeyi söylediğimi bilmeyeceğini bile bile…

                                                                          Seni seviyorum sevinç gibi …