Bir kitap var.Adını muhakkak duymuşsunuzdur.‘’Elif Gibi
Sevmek’’.Yanlış hatırlamıyorsam yazarı Hikmet Anıl Öztekin.Kitaptan pek çok
alıntıya denk geldim lakin ne yalan söyleyeyim ne kitabı okudum ne de merak
edip konusuna baktım.
Evet,haklısınız.Şimdi size ne bundan?
Kitabın isminden esinlenerek hem kendimi bir nebze anlatmak
hem de bir başlangıç konuşması yapmak amacıyla bu yazıyı kaleme
alıyorum. ‘’SEVİNÇ GİBİ SEVMEK’’-yazardan çok özür diliyorum-
Sevinç gibi sevmek…Evet seviyorum ama nasıl?
Gözümü kapatıp uçurumdan atla dese düşünmeden atlayacak
kadar…
Okyanusun ortasında yan dese ‘Küllerimi ne tarafa
savurayım?’ diye soracak kadar…
Demirden bile yapılmış olsam eriyip,içine akıp ondan bir
parça olmak isteyecek kadar…
Her duamın sonunda O’nu benimle karşılaştıran Rabb’ime
şükredecek kadar…
Fotoğraflarına bakmaya kıyamayacak,gözlerinin değdiği her
yeri kıskanacak,nefessiz kaldım dese nefesi olacak kadar…
Kelimelerim yetmiyor,anlatamıyorum.Yine de anlayabiliyor
musunuz?O anlayamadı.Hep diller mi konuşur anlaşılmak için,anlatmak için?Dilim
döndüğünce anlatmaya çalıştım yine anlamadı.O hiç anlamadı.Anlamasa
da,anlamayacak olsa da hala sevmeye devam edecek kadar…
Gökyüzünün rengini sorsa söyleyemeyecek kadar…
Sevinç kadar işte,Sevinç gibi
seviyorum.Koşulsuz,şartsız,katıksız…O’nla beraber ‘sevmek’ i sevecek kadar çok
sevdim.İstese aralığın sonunda tüm çiçekleri ayağına getirecek,sıcaklasan
temmuz ortasında kar yağdıracak kadar…
Bunun adı AŞK mı,bilmiyorum.Bana tüm bunları yazdıran,onu
gördüğüm her günü ömrümün baharı yapan,bırak görmeyi adını bile duyunca
kalbimin ritmini bozan şeyin adı eğer aşk ise tamam kabul ediyorum.Seni
sevmenin dışında sana aşığım bir de.
O’nu,onsuz sevmenin güzelliğini fark edecek kadar da uzun
sevdim.Hatalarıyla,oluruyla olmazıyla başımın üzerinde taşımak isteyecek
kadar…Benim de var hatalarım,yanlışlarım,olmazlarım. ‘’O’nunla bir olursak,biz
olursak buluruz bir çıkar yol,ders alırız hatalarımızdan,belki bir gün gerçek
Hakk’a olan aşka kavuşuruz.‘’ diyebilecek kadar…
Gerçekten O’nu ne ara bu kadar sevdim?Zaman kavramını
yitirecek,zamanı durduracak kadar…
Tüm yanlışlarını görüp ‘’İlla vardır bir nedeni ya da belki
ben yanlış anlamışımdır ‘’ diye seni savunacak kadar da aptalım.
Kendimi aptal edecek kadar…
Kelimelerimin,kalemimin,dilimin kifayetsiz kalacağı kadar…
Başta bahsettiğim yazarın güzel bir sözünü okumuştum.
‘’Sevmek belki bir gün okur diye şair olmaktır deyip kimseye
anlatamadıklarımızı kağıtlara dökmeye başladık.‘’ demiş
yazar.Fazlasıyla,eksiğiyle bu cümle belki de bana bunları yazdıran.Şair demek
fazla,O’nu sadece sevdiğimi söylemek eksik…
Şimdi ben bu yazının sonuna bir cümle kondurucağım.Belki O
okur diye…Sadece iki kelime okuyacağını bile bile…İki kelime arasındaki bir
nefeslik boşluğu bin edip içimden geçen her şeyi söylediğimi bilmeyeceğini bile
bile…
Seni seviyorum sevinç gibi …